AĞRI TEDAVİSİ

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Akupunktur en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Tarihi yaklaşık 3 bin yıl öncesine dayanan akupunktur, vücutta belirlenen akupunktur noktalarına uygulanan özel akupunktur iğneleri ile gerçekleştirilmektedir. Geleneksel Çin tıbbının önemli bir parçası olan Akupunktur’un temel disiplini vücudun enerji akışını düzenlemek ve dengelemektir.

Akupunktur Nasıl Uygulanır?

Akupunktur uygulaması; vücudun belirlenen noktalarına cilde batırılan akupunktur iğneleri ile gerçekleştirilmektedir. Özellikle beynin ağrıya karşı madde salgılamasını tetikleyen akupunktur; pozitif ruh hali sağlamakta ve vücudu dengelemektedir. Kullanılan iğneler tek kullanımlıktır. Tedavi bölgesine göre değişkenlik gösterse de iğnelerin ciltte kalma süresi 20 ila 30 dakikadır.

Akupunktur ile Tedavi Edilen Hastalıklar

Akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların sayısı yaklaşık 40 tanedir. Günümüzde en sık başvurulan hastalıkların başında ağrı tedavisi gelmektedir. Aynı zamanda aşağıdaki durumlarda da akupunktura başvurulmaktadır;

  • Baş ve sırt ağrısı
  • Migren
  • Romatizmal hastalıklar
  • Psikolojik bozukluklar
  • Sindirim sistemi hastalıkları
  • Bronşit atım gibi solunum problemleri
  • Alerji tedavileri
  • Kadın hastalıkları
  • Kilo verme
  • Sigarayı bırakma

Akupunkturda Yan Etkiler

Akupunktur; mutlaka bu alanda sertifika ve uzmanlık almış doktorlar tarafından uygulanması gereken bir yöntemdir. Akupunktur için uzman bir doktora başvurmanız ciddi yan etliler yaşamanızın önüne geçecektir. Bununla birlikte Akupunktur yönteminin yan etkileri; iğnenin batırıldığı noktalarda kanama ve hafif derecede ağrı hissi olabilmektedir. Aynı zamanda alanında uzman olmayan kişilerin uyguladığı akupunkturda da enfeksiyon riski bulunmaktadır.

Akupunktur Çeşitleri

Akupunktur; uygulama amaçlarına ve vücutta hangi bölgelere uygulanacağına göre çeşitlendirilmektedir. Akupunktur çeşitleri aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Vücut akupunkturu
  • Kulak akupunkturu
  • Kafa derisi akupunkturu (scalp akupunkturu )
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Ankara Ağrı Tedavi Yönetimi Nedir?

Çağımızda ağrı çeşitleri ikiye ayrılmıştır. Birinci ağrı çeşidi hastalıkların habercisi olarak karşımıza çıkan akut ağrısıdır.

Akut ağrısı bir hastalık belirtisidir. Çoğu kez vücutta var olan doku hasarının habercisi olmaktadır. Bu gibi durumda hastanın hekime başvurması gerekir.

İkinci grup ağrılar ise kronik sürekli olan ağrılardır. Kronik ağrılar kişinin hareketlerini sınırlayarak, pasif hale getirir.

En Çok Şikayet Edilen Ağrıları Şu Şekilde Sıralayabiliriz

Boyun ağrıları, bel bacak ağrıları, baş ağrıları, sırt ağrıları, yüz ağrıları, damar tıkanıklığı, kanser ağrıları olarak sıralanabilir.

Tedavi için kullanılan başlıca yöntemler ilaç tedaviler ve girişimsel ağrı tedavisi yöntemleridir.

~~~~~~~~~~~~

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Ankara Proloterapi Nedir?

Proloterapi: Proliferatif tedavi veya  rejeneratif enjeksiyon tedavisi olarak da tanımlanan bir tedavi yöntemidir. 

Proliferatif ve irritan solisyonların vücuda enjekte edilmesiyle o bölgede bir inflamasyon başlatılması esasına dayanır.

Genellikle zedelenmiş, aşınmış, güçleri azalmış tendon ve ligamentlere ve eklemlere proliferatif solusyon enjeksiyonları yapılmaktadır.

Enjekte edilen proliferatif maddeler eklemde, tendonların kaslarla birleşme noktalarında ve kasların kemiğe yapışma yerlerinde, (enthesis)  inflamatuar bir süreç başlatır.

Bu inflamasyon tamir mekanizmasını tetikler.
Bu yeniden tamir süreci ortalama üç hafta sürer ve bu inflamasyon sonucunda hastada rejenerasyon ve  klinik düzelme başlar.

Kıkırdak, tendon, eklem, kas sorunlarında sadece ağrının geçmesi değil, klinik tablonun iyileşmesi de sağlanır.

Öncelikle Proloterapi Yapılmasını Düşündüren Bulgular

  1. Bir travma sonrası gelişen ve sonrasında azalmayıp giderek artan ağrılar.
  2. Düşme çarpma gibi bir travma olmaksızın eklemlerde ortaya çıkan;  yürüme, çömelme, eğilmekle daha da artan ağrılar.
  3. Hareketleri kısıtlayan ağrılar.
  4. Eklemlerden ses gelmesi.
  5. Bazı aktivitelerde ortaya çıkan veya artan ağrılar.
  6. His ve duyu kusuru uyuşukluk olmaksızın ağrıların olması.

Proloterapi Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

  1. Tendinit
  2. Bursit 
  3. Artroz
  4. Kas ve tendonların ağrı ve hareket kısıtlılıkları
  5. Eklem gevşeklikleri ve güçsüzlükleri
  6. Kronik baş ağrılar
  7. Kronik boyun ağrıları
  8. Kronik sırt ağrıları
  9. Kronik  bel ağrıları
  10. Omurga, göğüs kafesi ve kaburgalarda geçmeyen kas ve ligament ağrıları
  11. Migren
  12. Topuk dikeni
  13. Avaskuler nekrozlar
  14. Ayak bilek, el bilek burkulmaları
  15. Koksidinia (Kuyruk sokumu ağrısı)
  16. Skolyoz 
  17. Kifoz
  18. Osteitis Pubis
  19. Kondromalazi
  20. Tenisçi dirseği (epikondilit)
  21. Golfcü dirseği
  22. Plantar fasitis
  23. Morton nörinoması
  24. Meniskopati
  25. Ameliyat sonrası geçmeyen kas, eklem ağrıları
  26. Myofasiyal tetik noktalar
  27. Fibromiyalji
  28. Temporomandibuler eklem sorunları
  29. Karpal Tunel Sendromu
  30. Spor yaralamaları
  31. Siyatik
  32. Perthes hastalığı
  33. Ayak taban ve parmak ağrıları

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Ankara Hirudoterapi / Sülük Tedavisi

Sülükle tedavi diğer anlamı ile Hirudoterapi, antik çağlardan itibaren hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil’li hekimlere kadar gitmektedir. Yine MÖ. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca MÖ. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, MS. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve MS. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina’nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır. Ne var ki, 20. yüzyılda doğadan elini çeken insanlık sülük tedavisini unutmuştur. Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm – İngiltere) kurmakla, sülüğün tıbbi kullanımı günümüzde tekrar hatırlanmıştır.

Günümüzde Sülük Tedavisi

Günümüzde sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından “benzeri olmayan” bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Hirudo Medicinalis, Alman Tıbbi İlaçlar Kanunu’nun (TİK) 2.Maddesinin 1.bendi gereği ilaç olarak kabul edilmiştir. Daha sonra ilave edilen 4.madde ile de hazır tıbbi ilaç olarak tanımlanmıştır. Bunun , uygulama olarak ,enjektöre çekilen ilaçtan farkı , ‘’ bu ilacın enjeksiyon şeklinde bizim tarafımızdan değil, Hirudo Medicinalis adı verilen canlının ağzından bizzat verilmesidir “. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır ve 2004′ de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.

Sülüğün Anatomisi ve Diğer Özellikleri

Sülükler, 15.000′den fazla türü bulunan Annelida filumundandır. Çoğu ektoparazit olup, kan emerek beslenen canlılardır. Bunların yaklaşık 650′den fazla türü Hirudinea sınıfındadır. Bu sınıfta genellikle deniz, tatlı su ve kara sülükleri yer alır. Bütün sülükler kan emici değildir. Bazı türleri omurgasızları, Annelida’ya ait diğer sınıfların bireylerini, salyangozları ve böcek larvalarını yerler. Kan emenler balık, kurbağa, kaplumbağa, salyangoz ve kabuklu su canlıları ile omurgalı hayvanlarda ektoparazit olarak yaşarlar. Omurgalıların hemen her grubu konakçı olmasına karşın, balıklar en çok saldırıya uğrayan gruptur. Sivrisineklere benzer şekilde, ağrı oluşturmadan deriyi ağızlarında yer alan üç adet çenenin üstünde bulunan keskin dişleriyle ensize ederek kan emmeye başlarlar ve salyasındaki çeşitli mediatörleri (lokal anestezik, histamin benzeri vazodilatatörler, pıhtılaşmayı engelleyici maddeler, yayılma faktörleri, antibiyotikler vb.) bu bölgeye salarlar. Hastalıklarda tedavi edici özelliği bulunan sülüklerin birkaç türü olup H. medicinalis, Hirudo verbana bunlardandır. Bu sülüklere “tıbbi sülük” adı verilir.Tıbbi sülüklerin birkaç türü olup, Türkiye’de H. medicinalis ve H. verbana’nın yaşadığı bilinmektedir. Sülüklerin anatomisi dikkat çekecek derecede tek örnektir. Vücut tipik olarak dorso-ventral yassılaşmıştır. Segmentler anterior ve posteriorde çekmen biçimine dönüşmüştür. Anterior çekmen genellikle posterior çekmenden daha küçüktür ve üç çeneli ağzın etrafı çekmenle çevrilidir. Çenelerde bir sıra halinde dizilmiş 50-100 diş bulunur. Posterior çekmen, sekiz segmentin birleşmesiyle oluşmuş, disk şeklinde ve ventrale dönüktür, çekmenler yapışmaya ve harekete yardımcı olur. Vücutları daima sabit sayıda 34 segmentten oluşur. Sülüklerin ağzı ön uçta, ya bir çekmenin dibinde veya kaşık şeklinde bir üst dudağın altındadır.

Sülüklerin vücudu muhtelif renklerde görünebilen ince ve düz bir örtü ile sarılmıştır. H. medicinalis’in sırtı bozumsu zeytin renginde olup, az çok belirgin altı tane boyuna uzanan kırmızımsı-sarı şeride sahiptir. Kenarlar açık zeytin rengindedir. Karnın her iki yanında düz siyah birer şerit bulunur. H. medicinalis’in sindirim kanalı florasında bir cins bakteri olan Aeromonas hydrophila bulunur. Bu ekstraselüler simbiontun emilen kanın sindirimine yardım ettiği, ürettiği antibiyotiklerle diğer bakterilerin ölümünü sağladığı ve diğer bazı faydaları olduğu bildirilmektedir. H. medicinalis’in boyu 10-15 cm olup, 34 segmentten oluşur. Ağırlığı 3-6.5 g’dır. Vücut ağırlığının 3-10 katı kadar kan emer vücut ağırlığı arttıkça emdiği kan miktarı da artar ve bir yıla kadar beslenmeksizin yaşamını sürdürebilir. suluk (1)Yapılan bir çalışmada insandan kan emme süresi ortalama 68±26 dk; emilen kanla artan vücut ağırlığı %460 olarak bulunmuş, bu türün diğer bazı sülük türlerine göre (örn. Macrobdella decora) crude eksraktlarından daha fazla antitrombik ünit hirudin ihtiva ettiği bildirilmiştir. Hermafrodit olan sülüklerin çoğu yaklaşık bir yıl kadar yaşarlar. Baharda yumurtadan çıkan sülükler, takip eden yılda olgunlaşırlar.

Hayat devri, beslenme alışkanlıkları ile yaşam ortamına bağlıdır. H. medicinalis diğer türlere göre daha uzun yaşar. Bazı sülükler denizlerde olsa da çoğu akuatik türler yüzeysel bitki bulunan havuz, göl ve hafif akan çayların kenarı gibi tatlı sularda yaşarlar. Sülükler dünyanın her tarafına yayılmışlarsa da (kutup okyanuslarından çöllerdeki su kaynaklarına kadar) daha çok ılıman göl ve havuz sularında bulunurlar. Kuzey Amerika sülük faunasının çoğu Avrupa ile benzerdir. Ülkemiz, sülük türleri açısından dünyanın en zengin yerlerinden biridir. H. medicinalis ve H. verbana’ya yurdumuzda ve bölgemizde yaygın olarak rastlanmaktadır. Sülüklerin koku ve tat alma duyusu vardır. Görme ve işitme organı yoktur. Termoreseptör, baroreseptör sistemleri ve sonar donanımı mevcuttur.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Mezoterapi yüz saç ve vücuda uygulanabilen, cildin yenilenmesi ve eksikliklerinin replasmanında  en etkili yöntemlerden birisidir.

Amaca uygun maddelerin deri içine enjeksiyonu yoluyla uygulanır

 

 

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Search